Pembe Cadillac Susan Mallery

tarafından
392
Pembe Cadillac Susan Mallery

Pembe Cadillac Susan Mallery, Pembe Cadillac Susan Mallery kitap özeti, Pembe Cadillac Susan Mallery kitap konusu, Pembe Cadillac Susan Mallery kitap tanıtımı
Kevin Harmon’un bu gece istediği tek şey bir bardak bira, bir burger ve yatacak bir yerdi.
Güzel sarışın anayol kenarında bulunan bardan içeriye girdiğinde, Kevin barda oturuyordu. Bakışlarını sarışından çevirip barmene yöneltti. “Burger,” dedi plastik menüyü adama geri vererek. “Ve patates kızartması.” Biradan bir yudum aldı. Barmen başını salladı ve kâğıda bir şeyler yazdı.

Gününün büyük bir bölümü bir mahkûmu eyalet sınırına götürmekle geçmişti. Bara doğru yaklaşan sarışına bakmamaya çalıştı. Kız çok güzel olduğundan falan değil, bela istemiyordu. Bu akşam yapmak isteyeceği son şey bir bar kavgasıydı ama durum pek de iç açıcı değildi. Bardağını bırakıp salona döndü ve sahneyi şöyle bir süzdü.
Sarışın kız, iri yarı ve dövmeli iki adamın elinden kurtulmak için mücadele ediyordu. Gözleri Kevin’a takılınca bir anda rahatlamaya benzer bir ifadeyle parladı. O an, “Onlarla beraber misin,” diye sordu Kevin. Kız başını hızla iki yana salladı. Kevin adamlara döndü, “O zaman ahbap, en iyisi hanımı bırak.”
İri yarı adamlardan biri Kevin’a doğru bir adım attı. Kevin bıkkınlık anlatan bir ifadeyle derin bir nefes aldı.
Kız kulaklarına inanamıyordu. Kendini birdenbire babasının seyretmekten büyük keyif aldığı Clint Eastwood filmlerinden birinde sandı. O an, barda oturan adamın birden A.357 Magnum’unu çıkarıp birine doğrulttuktan sonra, “Son duanı yap” diye bağırmasını bekliyordu…