E-book, E-kitap, Pdf Kitaplara Ulaşmanız için Sitemizde Üst Menüde Harflerle Kitap Yazarlarına Göre Liste Mevcut Aradığınız Kitaplar Sitemizde Var Ise Harf Menüsünden Ulaşabilirsiniz.Harflerden Aradağınız Kitabı Tıklayıp  Yorum Yaparsanız E-postanıza Gönderilir.

DOLAR: 3.94 TL
EURO: 4.68 TL

Fatma Erdek – Melekler Zamani E-kitap Pdf indir

2 yıl önce
1.293 kez görüntülendi

Okuduğunuz Veya Beğendiğiniz KitapLarı Yıldız Vererek Diğer Arkadaşlarımız içinde Fikir Oluşmasını Sağlarız
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 out of 5)

Fatma Erdek – Melekler Zamani E-kitap Pdf indir, Melekler Zamani E-kitap Pdf indir, Melekler Zamani E-kitap Pdf, Melekler Zamani E-kitap

Yesra ve Nesil, Ekin üzerine konuşurken, Barlas’ın yüzündeki ifadeyse farklılaşmıştı. Oğlunu ablasının kucağında hiç hayal etmemişti genç adam. Bu yüzden o an tanık olduğu, izlediği sahne Barlas için hayallerden daha uzaktı. Ama gerçek olmuştu. Artık, Nesil’le birlikte sahip olmaya başladığı mutluluğun, son taşı da yerine oturmuştu. Onlara bakarken bir yandan da aklından anne ve babası geçiyordu. Bir yandan da kalbinden gelebilecek sesleri bekliyordu. Belki… Her şey değişirken, o da değişebilirdi? En son olarak nefretle tükenen, ölen bağları bir daha yeşerebilirdi? Belki, anne ve babası olduğunu hissedip, hatırlayabilirdi bir daha…

Fatma Erdek - Melekler Zamani

Ama… Hayır… Kalbinde tek bir kıpırtı bile olmuyordu. Yusuf için, hayatın resmi bu gece tamamlanmıştı. Hiçbir boşluk kalmamıştı. Bu ne anlama geliyordu? Evinden ayrılırken yanında götürdüğü sevgiler, bu uzun ve çetin yola dayanamamıştı. Günden güne, yıldan yıla körelen yüreği, yalnızca, en sağlam olan ve en derinde duran adı saklamıştı. Yesra’yı. Anne ve babasından hiçbir iz yoktu, onları unutmayı başarmıştı. Ne acıydı… Neden böyle olmuştu? Bunu hatırlamak zorundaydı genç adam. Çünkü vicdanında o gece hissettiği o yeni sızıyı yadırgamıştı. O unutulmuştu. Buna rağmen, unutmuş olmayı acı bulmuştu.

Bir süre sonra, Nesil Ekin’i alıp yukarıya çıkarken, o anılarını sakladığı o fakir servete doğru yürüyordu. O kutuyu, ara sıra açtığı olurdu. Ancak içinde öyle bir şey vardı ki… Onu açmaya eli de yüreği de ermiyordu. Şimdi tam sırasıydı. O mektup Yesra’nındı… Yesra onu okurken, Barlas da neden böyle bir adam olduğunu hatırlayacaktı. Vicdanındaki sızı mı, yoksa o mektubu yazan çocuk mu daha haklıydı? Bu ortaya çıkacaktı bu gece…

“Allah’ın selamı üstüne olsun Yesra…
Nasılsın? Canım ablam nasılsın? İyisindir umarım. Annem ve babam nasıllar? Ya teyzem? Mahalleli çocuklar? Beni soracak olursan…

İyiyim ben. Yalnız, tatil olmuyor burada. Geleceğimi sanıyordum, ama gelemiyorum. Olsun. Zaten, çok mutluyum. Sokağımızdaki çocuklardan bile çok arkadaşım var. Derslerimiz bitince, onlarla zaman geçiriyorum. Güzel bir yer burası. Burayı seviyorum.

Düğmelerimi iliklemeyi öğrendim. Saçlarımı da senin istediğin gibi yıkayabiliyorum artık. Karnım da aç kalmıyor. Yemeklerimi yiyorum. Endişelenme benim için. Kendime bakmayı beceriyorum. Yalnız… Ben…

Cemil’i biliyor musun? Bizim oradan. Benimle aynı gece geldi buraya. Aynı trendeydik. İki sokak arkamızda oturuyorlarmış. Ama bizim orada hiç görmemiştim onu. Sen tanıyor muydun? Biz yolda tanıştık, iyi bir çocuk. Biliyor musun en çok neyi merak ediyorum Yesra? Cemil, bir gün evimize döneceğimizi söylüyor hep. İnanıyor buna. Sence de doğru olabilir mi? Bir gün, bu okul bitebilir mi? Sen her şeyi bilirsin diye soruyorum sana. Gelir miyim sence bir daha oraya? Tamam, burada da mutluyum… Ama…

Dün, çok önemli bir sınavımız vardı. Ben birinci oldum. Buradaki büyüklerimiz beni çok seviyor. Bütün çocuklardan daha güçlü ve daha başarılı olduğumu söylüyorlar. Sana döndüğümde burada neler yaptığımızı anlatırım. Şimdi yazamıyorum. Burayı anlatan bir şeyler yazmamız yasakmış. Mektuplarınızda buradan ve burada neler yaptığımızdan bahsetmeyin dediler. Aslında bunu sana söylemem de yasak, belki sırf bu yüzden bile bu mektup bana geriye dönebilir, ya da onlar bana vermeden, habersizce yırtıp atabilirler… Belki de beni hücreye…

Düşündüm de Yesra… Bu mektubu onlara hiç vermeyeceğim. Yazıp saklayacağım. Eğer günün birinde gelebilirsem, ya da sen beni görmeye gelirsen, o zaman vereceğim. Sana bugüne kadar yazdığım ve eline geçmeyen onlarca mektup var. Çünkü hiç birini göndermeme izin vermiyorlar. Burası bir okul değil Yesra ve ben burada mutlu değilim. Sana yalan söyledim. Sen üzülme diye hep yalan yazdım. Ama dayanamıyorum daha fazla. Sizi çok özledim. Seni, annemi, teyzemi, hatta babamı bile… Sokağımızı, arkadaşlarımı, eski okulumu… Sütçü dayıyı… Deli Sülo abiyi… Evimizi… Yatağımı… Karabaş’ı, Pamuk’u… Her şeyi öyle özlüyorum ki Yesra…

Trenden indiğimde, karşılayan adamlar, üstü çadırla kapanmış bir arabaya doldurdular bizi. Saatlerce yol gittik. Geldiğimden beri, duvarların üstünden bakıyorum etrafa. Bizden başka hiçbir şey, hiç kimse göremiyorum. Yol da yok. Burası neresi bilmiyorum Yesra. Ben neredeyim? Neden buradayım, neden eve dönemiyorum? Annemle, babam, siz neden hiç gelmiyorsunuz? Babam, bunun bir şans olduğunu söylüyordu hep. Annem de şükrediyordu ya durmadan. Yesra, ben kendimi kaybolmuş hissediyorum. Keşke gelsen, keşke alsan beni buradan. Yine evimizde olmak, seninle uyumak istiyorum. Burayı sevmedim Yesra. Ben eski okuluma gitmek istiyorum. Eski arkadaşlarımı istiyorum… Ben artık hep ağlamak istiyorum Yesra. Konuşmak istemiyorum, buradaki kimseyi görmek ve duymak istemiyorum.
Burada bir yer var. Bazen tek başıma oraya kapatıyorlar beni. Kork
muyorum artık hiçbir şeyden. Buradan, bana verdikleri cezalardan hiç korkmuyorum. Ama… Oraya her girip çıktığımda, kendimi daha kötü hissediyorum.

Sana topumu sakla demiştim ya, vazgeçtim, saklama artık. Murat’a ver. O benim en yakın arkadaşımdı. O oynasın benim yerime. Çünkü ben, ben artık top oynamak istemiyorum. Canım en sevdiğim şeyleri bile çekmiyor artık. Yok… Bak yine yalan yazdım sana. Bir tek şey çekiyor. Hani benim geldiğim gece, evde yemiştik ya. O yemeğin tadı hâlâ damağımda, kokusu burnumda…

Yesra… Bana neler oluyor? Beni hiçbir şey mutlu etmiyor… Büyümek bu mu Yesra? Ben büyüdükçe, içimdeki özlem de büyüyor, büyüyor. Ne içime sığıyor artık, ne bu duvarların ardına. Kötü şeyler oluyor Yesra. Cemil inanıyor, ama ben inanmıyorum. Hiçbir zaman dönemeyeceğim değil mi? Bu yüzden, sana sorduğumda; “döneceksin ablacığım” diyemedin. Keşke söyleseydin. Keşke bilseydim. O zaman daha sıkı sarılırdım sana. Daha çok öperdim seni. “Yesra” derdim sana. “Yesra beni hiç unutma.”

Bir önceki yazımız olan Christie Ridgway Aşk Tutulması E-Book E-kitap başlıklı makalemizde Aşk Tutulması E-Book indir, Aşk Tutulması E-Book kitap indir ve Christie Ridgway Aşk Tutulması E-Book E-kitap hakkında bilgiler verilmektedir.

Reklam
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

  1. Ümmü dedi ki:

    Gonderebilirmisiniz

  2. Arzu dedi ki:

    Gönderebilir misiniz? Şimdiden teşekkürler.

  3. Limon dedi ki:

    Gönderiri misiniz☺️

  4. Zeren dedi ki:

    Rica etsem gönderebilirsiniz Teşekkürler

  5. tuana dedi ki:

    gönderirmisiniz teşekkürler

  6. arzu dedi ki:

    diğer kitaplarınıda yükleme şansın olurmu acaba

    1. Kitapci dedi ki:

      varsa neden olmasın bunu gönderdim

  7. gulnur dedi ki:

    Gonderirmisiniz

  8. tuana dedi ki:

    gönderirmisiniz…

  9. hanife dedi ki:

    gönderirseniz sevinirim teşekkürler

  10. habibe dedi ki:

    Gonderirmisinz

  11. Mehtap dedi ki:

    gönderirmisiniz

  12. Ayşenur dedi ki:

    gönderirmisiniz

    1. Kitapci dedi ki:

      gönderdim iyi okumalar

  13. beniz dedi ki:

    gönderirmisiniz

    1. Kitapci dedi ki:

      mail adresinize gönderildi..

  14. niran dedi ki:

    Gönderirmisiniz tskler

  15. gülşen özdemir duman dedi ki:

    gönderebilir misiniz rica etsem

  16. ayşe dedi ki:

    gönderirmisiniz

Yorum Yaz


Yukarı Çık